19 Ağustos 2013 Pazartesi

Yazı

Daha fazla tebessüme ve de kalabalığa ihtiyaç var ama öyle şehrin işlek caddesindeki gibi değil buz gibi olan evde sobalı odada toplanan ev ahalisinin oluşturduğu gibi bir kalabalığa ihtiyaç var. Laflamanın, sarılmanın, göz göze bakışmanın kimi zamanda da sadece aynı odada oturmanın verdiği huzurdan bir yoksunluk var. Şatafatlı yemeklere değil ama büyük bir kaptan herkesle ortak yenen bir fasulye, pilava ihtiyaç var. Çoluklu çocuklu hoş bir lakırdıya özlem var. Bencilleşmekten, markalaşmaktan, modernleşmekten fazla insanlaşmaya ve vicdan sahibi olmaya ihtiyaç var. Haksız kazananlara, çocuk tecavüzcülerine, doğaya, hayvana saygısız davrananlara özgürlük olan bu dünyada bir de bunlar yetmezmiş gibi açlıktan ölen var. Kaderi değişmeyen, nesilden nesile acı çekenler var. Kendi kuyruğunu kurtarma peşinde olup umursamayan insanlar, ağaçlarla işi bitmeyenler, hayvanlara zulmedenler var. Ve utanma sırası hiç onlara gelmiyor. Bu düzen de hep böyle kalacak gibi gözüküyor!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder